HÖHMANNHAUS (HÖHMANN KONAĞI)
Augsburg’da bir Osmanlı kadını: Fatma
Maximilianstraße 48’de yer alan Höhmannhaus, ilk bakışta sıradan bir şehir evi gibi görünür. Oysa bu yapı, Osmanlı coğrafyasından Orta Avrupa’ya uzanan ve Augsburg’da yeni bir yön kazanan Fatma’nın sıra dışı yaşam öyküsüyle yakından ilişkilidir.
Fatma, Osmanlı İmparatorluğu’nda yüksek rütbeli bir görevli olan bir paşanın kızıydı. 1686 yılında Osmanlı–Habsburg savaşları sırasında Budapeşte’nin alınmasıyla esir düştü. Dönemin uygulamalarına uygun biçimde Orta Avrupa’ya götürüldü ve soylu haneler arasında paylaştırıldı. Önce Baden Markgrafı Hermann von Baden’in, ardından da dönemin önde gelen Habsburg komutanlarından Ludwig Wilhelm von Baden-Baden’in hanesine verildi.
Bu süreçte Fatma Katolik olarak yetiştirildi ve Augusta Marianna Coelestine Fatme adını aldı. Ludwig Wilhelm, Osmanlılara karşı yürüttüğü askerî seferlerdeki başarıları nedeniyle “Türkenlouis” olarak tanınıyordu.
Bu dönemde Fatma, Ludwig Wilhelm’in yakın askerî yol arkadaşlarından biri olan Kont Friedrich Magnus zu Castell-Remlingen ile tanıştı. Zamanla Fatma ile Kont Castell arasında bir aşk başladı. Bu ilişki, Fatma’nın yaşamında belirleyici bir rol oynayacaktı ve onu Augsburg’a götüren sürecin temelini oluşturdu.
1707 yılında Ludwig Wilhelm von Baden-Baden’in ölümü üzerine Fatma, Kont Castell’in himayesine verildi. Bu dönemde Kont Castell evliydi. Kısa süre sonra askerlik görevinden ayrılan Kont Castell, Fatma ile birlikte Augsburg’a yerleşmeye karar verdi. 1707–1708 yılları arasında bugünkü Höhmannhaus’u satın aldı ve Fatmayla buraya taşındı.
Anlatılara göre Fatma, eğitimli, zeki ve toplumsal ilişkiler kurabilen bir kadındı; Augsburg toplumuna kısa sürede uyum sağladı ve kent yaşamının içinde yer aldı. Tanıdıkları arasında Bavyera Elektörü Max Emanuel’in eşi ile Fugger ailesinden bir kontes de bulunuyordu.
Kont Castell’in eşinin ölümünün ardından, Fatma ile 1714 yılında evlendiler.
Kont Castell’in 1717’deki ölümünün ardından Fatma, Höhmannhaus’u ve mirası devraldı. Kontun ailesinin itirazlarına rağmen yasal haklarını savundu; arşiv belgeleri, yapının hukuken onun mülkiyetinde kaldığını göstermektedir.
1724 yılında Höhmannhaus’u satarak Augsburg’dan ayrılan Fatma, Bodensee yakınlarındaki Markdorf’ta bir manastıra yerleşti. Burada sakin bir yaşam sürdü. 1739 yılında hayatını kaybetti ve manastırın bahçesine defnedildi.
Günümüzde Höhmannhaus, Augsburg Belediyesi’ne ait olup kentin kültürel yaşamının bir parçasıdır. Yapının bir bölümü sergi ve sanat mekânı olarak kullanılmakta ve ziyaretçilere açıktır.
Augsburg’da Türkiye İzleri
- Augustusbrunnen (Augustus çeşmesi) – Augsburg ve Türkiye’de ortak Roma mirası
- Weberhaus (Dokumacılar evi) – Osmanlı dünyası Augsburg tekstil tarihinin neresinde?
- Kresslesmühle (Kressles değirmeni) – Başlangıcın ve birlikte şekillenmenin mekânı
- Höhmannhaus (Höhmann konağı) – Augsburg’da bir Osmanlı kadını: Fatma
- Brechthaus (Brecht evi) – Brecht ve Nazım Hikmet’in kesişen yolları
- Mozarthaus (Mozart evi) – Mozart ailesinin müziğinde Türkiye’den ezgiler
- Textilviertel (Tekstil bölgesi) – İş için geldiler, yeni bir yurt buldular
-
Augsburger Dom (Augsburg katedrali) – Katedralde Osmanlı bayrağı neden asılı?
Das Projekt „Meine Stadt – Meine Geschichte“ beschäftigt sich mit der Ausarbeitung und Digitalisierung der migrantisch geprägten Stadtführungen und ist Teil von DIWA 4.0. Das EU-geförderte Projekt DIWA 4.0 unter der Leitung des Büros für gesellschaftliche Integration der Stadt Augsburg setzt sich aktiv für die gleichberechtigte Teilhabe Neuzugewanderter und ein respektvolles Miteinander ein. Mehr Informationen: augsburg.de/diwa



