MAXIMILIANMUSEUM (Maximilian Müzesi)
Türk Saati: Augsburg’da Osmanlı İzleri
Augsburg, 16. ve 17. yüzyıllarda Avrupa ile Osmanlı İmparatorluğu’nun kültürel olarak karşılaştığı önemli merkezlerden biriydi. Kent, özellikle kuyumculuk, saatçilik ve gösterişli sanat objeleri üretimindeki ustalığıyla ün kazanmıştı. Bu zanaatkârlık birikimi sayesinde, Sultan için hazırlanan diplomatik armağanlar da sık sık Augsburg’un usta ellerine emanet ediliyordu. Çoğu zaman görkemi ve ihtişamıyla öne çıkan bu eserler, aynı zamanda güç ve statü göstergesi olarak da değerlendiriliyordu. 1670 yılında ortaya çıkan ve bugün “Türk Saati” olarak anılan bu eser, tam da bu zanaatkârlık ve diplomasi ortamının bir ürünüydü.
Bu gösterişli masa saati, saat ustası David Buschmann ile kuyumcu Samuel Frey’in ortak çalışmasıdır. Altın, gümüş, mine, fildişi, abanoz, kaplumbağa kabuğu ve değerli taşlar gibi pek çok kıymetli malzemenin bir araya geldiği bu eser, teknik ustalıkla görkemli bir süsleme anlayışını buluşturur. En dikkat çekici ayrıntılardan biri, kadranda kullanılan Osmanlı rakamlarıdır. Üst kısmında ise mızrağıyla bir ejderhayı alt eden Osmanlı tarzında bir atlı figür bulunur. İşçiliğindeki incelik, saatin büyük olasılıkla bir saray çevresinde sunulmak üzere tasarlandığını düşündürür.

2. Prunkuhr („Türkenuhr“), Augsburg, um 1670–1680. Foto: Hajotthu, Wikimedia Commons.
Aynı dönemde Augsburg’da benzer biçim arayışlarını taşıyan başka saatler de üretilmiştir. Bunlar arasında, saat ustası Samuel Berckmann’ın yaptığı lale biçimli kolye saatler özellikle dikkat çeker. Lale, 16. yüzyılda Osmanlı topraklarından Avrupa’ya ulaşmış ve kısa sürede büyük ilgi görmüş bir bitkidir. Berckmann’ın tasarladığı bu saatlerden biri, kapalı bir lale tomurcuğunu andırır; üç parçalı formu açıldığında ise içinde Roma rakamlı gümüş bir kadran ortaya çıkar. Bu tasarım, dönemin doğaya olan ilgisini ve zarif biçim anlayışını yansıtır.
1855 yılında açılan Maximilian Müzesi’nde bu tür saatler, Augsburg’un zengin zanaatkârlık geleneğinin bir parçası olarak sergilenmektedir. Türk Saati ve lale biçimli kolye saatler, koleksiyonun en dikkat çekici eserleri arasındadır. Bu objeler, Augsburg sanatında Osmanlı dünyasından gelen tasarım ve motiflerin de yer bulduğunu gösterir.
Augsburg’da Türkiye İzleri
- Augustusbrunnen (Augustus çeşmesi) – Augsburg ve Türkiye’de ortak Roma mirası
- Weberhaus (Dokumacılar evi) – Osmanlı dünyası Augsburg tekstil tarihinin neresinde?
- Kresslesmühle (Kressles değirmeni) – Başlangıcın ve birlikte şekillenmenin mekânı
- Höhmannhaus (Höhmann konağı) – Augsburg’da bir Osmanlı kadını: Fatma
- Brechthaus (Brecht evi) – Brecht ve Nazım Hikmet’in kesişen yolları
- Mozarthaus (Mozart evi) – Mozart ailesinin müziğinde Türkiye’den ezgiler
- Textilviertel (Tekstil bölgesi) – İş için geldiler, yeni bir yurt buldular
- Augsburger Dom (Augsburg katedrali) – Katedralde Osmanlı bayrağı neden asılı?